İki gün, iki şehir, onlarca yaralı ve ölü… Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta peş peşe yaşanan okul saldırıları, Türkiye’nin artık yeni bir eşikte olduğunu gösteriyor. Şiddet artık bireysel bir sapma değil, öğrenilen ve taklit edilen bir davranış modeli.
Kahramanmaraş'ta bir okulda düzenlenen saldırıda 8 öğrenci ve 1 öğretmenin katledilmesi Türkiye'nin yüreğini dağladı. Saldırıya ilişkin iş dünyasından art arda tepkiler geldi. Sabancı Holding paylaşımında "Okullarda şiddetin önlenmesine yönelik çözümlerin, ortak akıl ve iş birliğiyle hayata geçirilebileceğine inanıyoruz" ifadelerine yer verirken, iş insanı İpek Kıraç, "Çocukların, ailelerin, öğretmenlerin ve bu olaylardan etkilenen herkesin acısını yüreğimizde hissediyoruz" dedi. Ümit Boyner ise mesajında "Okullar korkunun adresi olmamalı!" ifadelerini kullandı.
İsrail ordusu, Gazze'deki ateşkesi tek taraflı olarak bozdu ve soykırıma kaldığı yerden devam ediyor. Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarda kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu en az 400 kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) İcra Direktörü Catherine Russell, İsrail'in Gazze'ye saldırılarını yeniden başlatmasının ardından durumun dehşet verici olduğunu belirtti. Direktör Russell, "Yüzlerce kişinin öldüğü, bunlar arasında 130'dan fazla çocuğun bulunduğu bildirilmektedir. Bu son 1 yıldaki en büyük tek günlük çocuk ölüm oranını temsil etmektedir" ifadesini kullandı.
Almanya'nın Magdeburg kentinde bir kişi, aracını Noel pazarında alışveriş yapan kalabalığın üzerine sürdü. Alman yerel basını saldırıda 11 kişinin öldüğünü, yaklaşık 80 kişinin de yaralandığını yazdı. Saldırıya ilişkin bilgi veren yetkililer ise biri küçük çocuk olmak üzere iki kişinin hayatını kaybettiğini, 60'ın üzerinde kişinin de yaralandığını kaydetti. Saldırganın 2006'da Almanya'ya gelmiş Suudi bir doktor olduğu bildirildi.
Ayşenur Halil ve İkbal Uzuner'i vahşice katleden, Fatih'teki surlardan atlayarak da yaşamına son veren Semih Çelik'le ilgili annesi konuştu. Anne Çelik, oğlunu tedavi ettirmek için çok uğraştığını ama başaramadığını belirterek, "Ben pandemi sürecinde oğlumu kaybettim. Defalarca hastaneye götürdüm, doktor doktor gezdirdim. İyi bu çocuk ergenlik psikolojisi dediler" ifadelerini kullandı. Oğlunun tabiat ve kadın resimleri çizdiğini, vahşet sonrası ortaya çıkan çizimlerle hiç karşılaşmadığını anlatan Anne Çelik, "Keşke ben ölseydim de o kızlar ölmeseydi. Keşke sadece kendini yaksaydı, o kızlara bir zarar vermeseydi" dedi.