10 Ekim’de Güler Sabancı’nın nar ağaçlarından yola çıkarak yazdığım yazıda, Türkiye’nin betonlaşmasını eleştirmiş, “Yeşil Vadi” isimlerindeki ironiye dikkat çekmiştim. Dört gün sonra İstanbul’u sel vurdu, Kağıthane’deki Yeşil Vadi sular altında kaldı. Merak edip bu vadinin geçmişine indiğimde karşıma inanılmaz bir hikâye çıktı. Osmanlı’nın 300 yıl önce kurduğu Sadabad’da taşkınlara karşı su sistemleri geliştirilmiş, sonraki dönemlerde sel basan bir kasır bir metre yükseltilmişti. Peki, üç asırlık bu su hafızasına ne olmuştu? Güler Sabancı’nın nar ağacından başlayan yolculuğum, İstanbul’un unutulan şehircilik tarihine uzandı.
İstanbul Kağıthane park halindeki araçta bulunan iki Filistinliye yönelik suikastle ilgili tespit edilen 3 şüpheli olaydan 2.5 saat sonra yurtdışına çıkış yaptığı öğrenilmişti. İstanbul Emniyeti 3 şüphelinin Romanya da gözaltına alındığını duyurdu. Olayla ilgili daha önceden de 4 kişi gözaltına alınıştı.
Kağıthane'de kendisini evine çağıran eski sevgilisinin yeni sevgilisi tarafından öldürülen adamın Kapalı Çarşı'da 30 senedir dövizcilik yaptığı ortaya çıktı. Evli ve 2 çocuğu olan adamın, eski sevgilisini geçtiğimiz kış olayın yaşandığı daireye yerleştirdiği ve eşinden boşanmadığı için kadının ondan ayrıldığı öğrenildi.