Bank of America (BofA), düşük petrol fiyatlarının makroekonomik baskıları hafifletmesi nedeniyle Türkiye'nin 2026 için cari açık beklentilerini 60 milyar dolardan 52 milyar dolara, enflasyon beklentilerini de yüzde 30'dan yüzde 29,5'e düşürdüklerini açıkladı.
BBVA Research, küresel büyüme görünümünün zayıfladığını belirtirken, Türkiye ekonomisi için 2026 büyüme tahminini düşürdü. Kurum Türkiye için bu yılki büyüme tahminini yüzde 4'ten yüzde 3'e indirdi. Yıl sonu dolar/TL tahmini ise 52 oldu. Ekonomik aktivitede yavaşlamanın sürdüğü ancak henüz endişe verici seviyede olmadığı belirtilirken, artan enerji maliyetleri ve tedarik riskleri nedeniyle yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 30’a çıkarıldı.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings'in Türkiye'den Sorumlu Ülke Derecelendirme Kıdemli Direktörü Douglas Winslow, Türkiye'nin mali performansının iyileştiğini, döviz rezervlerinin miktarı ve kalitesinin arttığını ve dış kırılganlıklarda azalma yaşandığını söyledi. Winslow, "Türkiye'nin büyük ve çeşitlendirilmiş bir ekonomi olması, kamu borcunun olmaması, stres dönemlerinde dış finansmana erişimi sürdürme konusunda başarılı bir geçmişe sahip olması ve dayanıklı bir bankacılık sektörüne sahip olması, kredi notunu desteklemeye devam ediyor" dedi.
ABD’nin önemli düşünce kuruluşlarından Washington Enstitüsü, Suriye’ye uygulanan yaptırımların kaldırılmasını değerlendirdi. Yaptırımların kalkmasının ABD çıkarları için olumlu olduğu anlatılan makalede, Suriye için acele edilmezse işleri Çin’in kapabileceği anlatıldı.
Nobel Ekonomi ödülü sahibi Daron Acemoğlu, sosyal medya hesabından Türkiye'ye ilişkin bir analiz paylaştı. Türkiye'deki demokrasiyi 'hasta' olarak nitelendiren Daron Acemoğlu, ABD Başkanı Trump'ın politikaları nedeniyle yeni bir Avrupa bloğunun ortaya çıkacağını belirtti. Acemoğlu, "Türkiye'nin önünde bir tercih olacaktır. ABD-Rusya-Çin eksenini kendine daha yakın da görebilir. Ya da Avrupa bloğunun bir parçası olmayı seçebilir" ifadelerini kullandı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) blog sayfası Merkezin Güncesi'nde yer alan "Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) İhracatında Belirleyici Unsurlar" başlıklı analizde, son dönemde Türkiye'nin AB'ye ihracatındaki seyirde, AB ekonomisinde salgın sonrası oluşan değişimlerin etkili olabileceği, AB'de hem milli gelir büyümesinin kademeli olarak artması hem de AB ithalatının büyümesinin milli gelir büyümesine oranının tarihi ortalamalara yakınsamasının beklendiği, bu durumun Türkiye'nin AB'ye ihracatını destekleyeceği ve AB'ye ihracatın artmaya devam edeceği kaydedildi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının blog sayfası Merkezin Güncesi'nde yer alan "Konkordato Gelişmelerine Yakından Bir Bakış" başlıklı analizde, bu yıl içinde gerçekleşen konkordato taleplerinin parasal sıkılaştırma öncesinde de riskli kategoride sayılabilecek ve ekonomideki ağırlığı görece düşük firmalarda yoğunlaştığının görüldüğü belirtildi.